Osmanlı İmaparatorluğu’nun Adalete Bakış Açısı !

Osmanlı devletinin uzun yıllar boyunca dünyaya hükmedebilmesinin altında yatan sebeblerin başlıca olanı keskin adalet terazisi bu adalet terazisinin şaşmaması için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Adaletin bu derece önemli olmasının sebebi islam dininde müslümanlara adaletin emredilmesinden haksızlığa karşı durması gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Adaleti sağlaması için günümüzde mahkemeler, adliyeler, yargıçlar, hakimler var ise o zamanlarda yani osmanlı […]

 Osmanlı İmaparatorluğu’nun Adalete Bakış Açısı !

01.12.2020 - 19:18

Güncelleme : 01.12.2020 - 19:18

Osmanlı devletinin uzun yıllar boyunca dünyaya hükmedebilmesinin altında yatan sebeblerin başlıca olanı keskin adalet terazisi bu adalet terazisinin şaşmaması için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Adaletin bu derece önemli olmasının sebebi islam dininde müslümanlara adaletin emredilmesinden haksızlığa karşı durması gerekliliğinden kaynaklanmaktadır.

Adaleti sağlaması için günümüzde mahkemeler, adliyeler, yargıçlar, hakimler var ise o zamanlarda yani osmanlı zamanlarında kadı efendi’ler vardı. Günümüzden ayrışmasını sağlayan noktalarından biri bütün sorumluluğun kadı efendi’de toplanması. Kadı efendiler yargı görevlerinin yanı sıra halka hizmet eden kuruluşları denetleme halka hizmette kaliteyi sağlamayı’da kendilerine görev edinmektedirler.

Adeletin kestiği parmak acımaz.

Adalet genelde kısasa kıs olarak sonuçlanırdı. Yani bir suçlunun masum bir insana zarar vermesi durumunda masum insana uygulanan suç ile suçlu tarafa karşılık verilmektedir. Eğer bir hırsızlık söz konusu ise ve bu ispatlanır ise hırsızın suçu gerçekleştirdiği organı kesilirdi. Örnek vermek gerekir ise hırsız çaldığı bir şeyi sol eli ile çaldıysa hırsızlık yapmasına karşılık sol eli kesilirdi.

Size bir örnek ile anlatmak istiyorum: Osmanlı zamanında padişaha iki gayri müslüm arkadaş gelip müsade ederseniz biz  gayri müslümler için ayrı bir mahkeme kurmak istiyoruz müsadeniz var mı? diye sorarlar. Padişah tabiki müsade verebilirim fakat sizden bir ricam var şuanda devam eden mahkemeleri takip etmenizi istiyorum eğer döndüğünüzde gayri müslümlere ayrımcılık yapıldığını görür iseniz teklifinizi uygulamaya alacağım der.

İki arkadaş bir davaya katılırlar katıldıkları davanı konusu ise bir at davasıdır. İki kişi aralında at ticareti yaparlar satan taraf alıcıya 1 gün iade garantisi verir alıcı atı alır fakat akşam üstü tekrar geri getirir. Alıcıya bu at hasta ben bunu iade etmek istiyorum der. Alıcı atı geri almayı kabul etmez. Mahkemeye başvurmaya karar verirler. Kadı yakın bir dostunun cenazesine katıldığı için mahkemeye gelemez ve bir sonraki güne ertelendiğinde at sabaha karşı ölür. Kadının verdiği karar bütün suç benim eğer ben dün yerimde olsaydım atın iadesi yapılırdı. Ben yerimde olmadığım için dava ertelendi bütün zararı ben karşılayacağım der. Şaşkınlıkla çıkıp başka bir davaya dahil olurlar.

Venedikli Tüccar ile Müslüman Tüccar

İki tüccar aralarında kumaş alışverişi yaparlar. Venedikli tüccar kumaşlarını müslüman tüccara satar. Vendikli malları hazırlar gemiye yükler gemi malları müslüman tüccara götürmek için yola çıktıktan sonra talihsiz bir şekilde gemi batar. Tüccarlar olayı mahkemeye taşır.  Venedikli tüccar ben malları gönderdim sana ulaşmak üzere iken gemi battı bu benim sorunum değil der. Müslüman tüccar ben parasını verdiğim malları alamadım. Parasını sana verdim mallar elime ulaşmadı ben paramı geri istiyorum der. Hakim Venedikli tüccarı haklı bularak tüccar malları gönderilmesi üzere yola çıkarmış mallar Venediklinin kontrolü dışında senin eline ulaşmamış deyip Venedikli tüccarı haklı bulur.

Bunu gören iki arkadaş gayri müslimlere bir ayrımcılık olmadığı konusunda hem fikir olurlar. Katıldıkları iki mahkemede ayrımcılık olmadığını. Hatta biz gayri müslimler için başka bir mahkeme kursaydık bu derece adaletli olamazdık. Osmanlı kadıları ayrım gözetmeksizin adaleti herkes’e eşit bir şekilde pay ediyor.

Osmalı devletinin adalet konusuna çok dikkat ettiği bilinir. Bu adaleti sayesinde imparatorluğunu koruyordu. Osmanlının feth ettiği yerlerde yaşayan halk başlarında olan hükümetin adaletinden daha adaletli bir yönetim geldiği için sevinenler oluyordu. Din ve maddi durum gözetmeksizin herkese eşit adalet sağlamak çok zor bir iş olsada Osmanlı kadıları, yönetimi görevlerini başarı ile yerine getiriyordu.

 

Kaynak: Haberss.com/Selin Kadal

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın